|
|
 |
Okunma |
|
30
|
ILGIT ILGIT SEHER YELİ ESİYOR
Ilgıt, ılgıt seher yeli esiyor Gâvur dağlarının başı dumanlı. Gönül binmiş aşk atına aşıyor Bire beyler cünunluğun zamanı mı?
Aşağıdan iskân evi gelince Sararıp da gül benzimiz solunca Malım mülküm seyfi gözlüm kalınca Kaypak Osmanlılar size aman mı?
Aşağıdan iskan evi geliyor Bezirgânlar koç yiğide gülüyor Kitabın dediği günler oluyor Yoksa devir döndü âhir zaman mı?
Aşağıda akça çığın ötünce Katar başı mayaların sökünce Şahlan ferman Türkmen ili göçünce Daha da hey Osmanlı’ya aman mı?
Dadaloğlu’m sevdası var başımda Gündüz hayalimde, gece düşümde Alışkan tüfekle dağlar başında Azrail’den başkasına aman mı?
SANA DERİM HASAN KALESİ Sana derim Hasan Kalesi sana Alt yanında döğüş oldu, yön oldu Yiğit olan yiğit çıktı meydana Koç yiğitler arap ata bin oldu.
Akşamki gördüğüm şu kara düşler Hesaba gelmedi kesilen başlar Eyerlen atımı küçük kardaşlar Hünkâr tarafından bize gel oldu.
Akşamınan ikindinin arası Aldı beni şu düşmanın yarası Ecel geldi ölmemizin sırası Ağladı el-oba gözü kan oldu,
Dadaloğlu’m der ki belim büküldü Gözümün cevheri yere döküldü Üçyüz atlı ile cenge çıkıldı Yüzü geldi iki yüzü dön oldu.
YÜCE DAĞ BAŞINDA KAMBER TAY OLUR
Yuce dağ başında Kamber tay olur Korkarım ki emeklerim zay’olur Sevda sevda derler üç beş ay olur Bizim sevda senesini doldurur
Arkını yaptım da suyu akmıyor Kahpe felek hiç yüzüme bakmıyor Çok yuva bekledim cücük çıkmıyor Boş yuva bekleyen yoz kuşa döndüm
Şu felekle bir oyuncak oynadım Oynadım da oyunumda yenildim Farzını kıldım sünnetinde yanıldım Beş vakit namazı kılmışa döndüm
Der Dadaloğlum da nedip n’etmeli Sözlerimi birem birem tutmalı Mirasçıya kalacak malı n’etmeli Üç beş oğlan olmadıktan gerü.
YİNE TUTTU GAVUR DAĞ’IN BORANI
Yine tuttu Gavur Dağ’ın boranı Hançer vurup açarlardı yaramı Sana derim Mıstık Paşa ereni İçindeki bunca beyler nic’oldu
Sabahaca kandilleri yanardı Soytarılar fırıl fırıl dönerdi Ha deyince beşyüz atlı binerdi Sana inip konan beyler nic’oldu
Ağlayı ağlayı Dadal’ım söyler Vefasız dünyayı şu insan n’eyler Bir yiğidi bir kötüye kul eyler Şimd’en sonra yaşaması güç oldu.
YEDİ İKLİM DÖRT KÖŞEYİ DOLANDIM
Yedi iklim dört köşeyi dolandım Meğer dünya her tarafta bir imiş Ben dünyayi Al’Osman’ın sanırdım Meğer dünya yüz sultanlık yer imiş
İrili ufaklı insan piç oldu Onlar doğdu geçinmesi güç oldu Altı Arap atı şahbaz nic’oldu Mamur sandım yalan dünya çürümüş
Okuduğun tutmaz oldu alimler Kalktı da adalet arttı zulümler Terlemeden mal kazanan zalimler Can verirken soluması zor imiş
Kulak verdim dört koşeyi dinledim Meğer gıybetimi eden coğ imiş Çok yaşayıp mihnet ile ölmeden Az yaşayıp dem sürmesi yeğ imiş
Dadaloğlu’m der ki sözüm vasiyet Benim sözümü dinleyene nasihat Besmelesiz kazanılan piç evlat O da dünyada ziyankar imiş…
Aslımı Sorarsan
Aslımı sorarsan Avşar soyundan Ayrı düştüm aşiretten beyimden Pınarbaşı’ndan da beş yüz evinen Çıkıp da cana kıyanlardanım
Çekerim çileyi böyl’olsun bugün Alırım mı sandın şol Kozan Dağın Biz bir kurt idik de Bozoklu köyün Ürkütüp sürüsün yiyenlerdenim
Dadaloğlum der de böyle olmazdım Gördüğüm günlerin birini görmezdim Kavga kızışınca geri durmazdım Meydanda kardaşa kıyanlardanım. KALKTI GÖÇ EYLEDİ AVŞAR ELLERİ
Kalktı göç eyledi Avşar elleri Ağır ağır giden eller bizimdir Arap atlar yakın eder ırağı Yüce dağdan aşan yollar bizimdir
Belimizde kılıcımız Kirmani Taşı deler mızrağımın temreni Hakkımızda devlet etmiş fermanı Ferman padişahın, dağlar bizimdir
Dadaloğlu’m birgün kavga kurulur Öter tüfek davlumbazlar vurulur Nice koçyiğitler yere serilir Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir
Dadaloğlu.
|